İlerisi İçin Hep Bir İstek Var

......... olunca her şey düzelecek.

......... beni sevince çok mutlu olacağım.

......... halledeyim ......... ilgili adımı atacağım.

Boşluklar, yerini kendiliğinden kelimelere bıraktı değil mi? Üstümüze, geçmişten geçirdiğimiz renksiz bir sisle, gelecek için hayaller kuruyoruz.

Geçmişinin iyi veya kötü olmasından bahsetmiyorum. Herkesin mutlu ve mutsuz hissettiği anlar oldu.


Geleceği arzulayıp, geçmişte yaşıyoruz. Yaşadıklarımızdan bahsedip farklı yaşamları istiyoruz. Mümkün mü?

Peki, gelecekte olmasını beklediğin bir şey için zamana gerek olmadığını, bir şeyi aşmana, birinin seni sevmesine gerek olmadığını düşünseydin, nasıl hissederdin?


Yaşadığımız şu ana kadar tecrübe ettiğimiz şeylerin toplamı olduğumuz düşüncesine kapılıyoruz. Dışarıdan aldığımız binlerce tanım varken ve bilmediğimiz onca şey varken de belli bir bilgi sınırında sıfatlar koyuyoruz.

Bir farkındalık için kendimizi ve kişileri tanımlamamak bir uykudan daha uyanmamızı sağlayabilir. Mesela, kendine yapıştırdığın bir etiketi çıkardığında şu an nasıl hissederdin?

"Farklı bir tavır takınsan nasıl olur?" bundan bahsetmiyorum.

Kendini tanımlamasan bu nasıl olurdu?

Şu an! Geleceğini, geçmişte tecrübe ettiğin belli sınırlar, etiketler dahilinde hayal etmek yerine uçsuz bucaksız tanımını dahi bilmediğin sulara bırakır mıydın?


"Yaşamdaki olaylar, zaman içinde görünür hale gelen kişinin kendi oluş hallerinin katılaşmasıdır. Sen onların içindeyken, olaylar olduğu sırada, onların hemen gözlerinin önünde gerçekleştirdiklerine inanır, yepyeni ve ilk kez başına gelen şeyler oldukları yanılgısına düşersin. Oysa ki onlar, sadece çok küçük farklılıklarla kendini tekrarlayan geçmişinin yansımalarıdır. İnsanın gelecek olarak nitelediği, aslında geçmişinin arkadan görüntüsüdür. Kendi yaşamının sorumluluğunu almanın tek yolu 'burada ve şimdi'de olmaktır.." Tanrılar Okulu - Stefano D'Anna


0 görüntüleme

©2020, Satori